Dünya genelinde ve özellikle Türkiye’de hem yöneticilere karşı, hem öğretmenlere karşı hem de öğrencilere yönelik şiddet gün geçtikçe artmaktadır.
Peki, bu şiddet neden ve kimden kaynaklı artmaktadır.
Hayatını eğitme adamış 19 yıl hem öğretmen olarak hem de yöneticilik yapmış. Disiplinli, kuralcı bir eğitimci olarak hiçbir zaman kurallardan taviz vermedim, taviz vermem gereken zorunlu bir ortam oluştuğunu gördüğüm anda eğitimi bıraktım.
ŞİMDİ GELELİM ASIL KONUYA
Şanlıurfa ve Maraş’ta Kendini bilmez, ailesi tarafından şımartılmış, bencil duygular ve doyumsuz isteklerle yetiştirilmiş öğrenciler tarafından katliamlar yapıldı.
Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Bu vb. olaylarda suçu sadece o öğrencilerde aramamak lazım.
Başta öğretmene bakıcı, dadı, çoban gözüyle bakan velilerden tutun, yönetici ve Öğretmenleri veli ve öğrencilerin karşısında itibarsızlaştıran eğitim sistemini getiren, öğretmenlere kılık kıyafet serbestliği getiren, Öğrenciye kılık kıyafet, saç sakal, makyaj, takı serbestisi getiren, okulda, hatta sınıflarda cep telefonu kullanma pervasızlığına sebep olan, öğretmen ders anlatırken (okuyup senin gibi öğretmen mi olayım diyen), hakaret edip öğretmenini tehdit eden, öğrenci dokunulmazlığını öğretmene karşı bir zırh gibi kullanan, dersten bırakmayı, boş yazılı kağıda 100 tam puan veren idareci ve öğretmenlere, devamsızlıktan bırakmayı ortadan kaldıran, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran ve daha sayacağım birçok olumsuz kararlar yüzünden Eğitim sistemi baştan sona bozulmuş ve bu bozulma son sürat devam etmektedir.
Yine sosyal medyanın, gündüz kuşağı Tv programları, diziler ve dijital dünya, çocuklar üzerinde olumsuz etkiler bırakıp şiddet meyilini artırmaktadır.
Okullardaki her türlü şiddet eğilimini önleyecek; güvenlik risklerini doğmadan bertaraf edecek olan okul yönetimi ve disiplin kurallarıdır.
Okullara kesinlikle cep telefonuyla vb. İletişim aracıyla gelen öğrenci için gereken önlem alınmalıdır.
Yapılması gereken şey daha önce denenmiş olan disiplin ağırlıklı eğitim sistemini tekrar tavizsiz şekilde hayata geçirmektir.
Kendini bilen gerçek velileri ve öğrencileri ‘Tenzih’ ederek ve genelleme yapmadan söylüyorum.
Sözde anne baba (veli) olup ‘Özgüvenli Olsun’ diye ‘ ki yine onlara göre sözde yetiştirdikleri’ hadsiz, bencil, zorba ve hastalıklı çocuklarınıza hiç kimse katlanmak zorunda değildir. Disiplinli idareci ve öğretmenleri eleştiren veliler son iki günde yaşananlardan ders çıkarın diyeceğim ama o tür insanlar yazdıklarımı anlamaz.
Bu katliamları yapan canileri görüp çocuklarınıza sahip çıkıp önlem almazsanız yarın çok daha kötü olaylar yaşayabiliriz.
Çocuklarımızı okula gitmesinden korkar hale getiren sorumlular başınız sağolsun.
Önlem almayan yetkilileri başta olmak üzere, özel okullar ve devlet okullarındaki liyakatsiz ve disiplinsiz yöneticilerin, şımarık öğrenci yetiştiren VELİLERİN başı sağ olsun.
Öğrenciler artık öğretmenleri eseri değildir maalesef.
Bu kadar insanın katledilmesine rağmen sorumluluk almayanlar:
‘ESERİNİZLE DİLEDİĞİNİZ GİBİ GURURLANABİLİRSİNİZ’
Eğitimci Yazar
Abidin Aslan