ULUSAL ÖNDER MESUT BARZANİ,KÜRDİSTAN’A BAĞIMSIZLIK,TÜRKİYE’YE DEMOKRASİ

Her ülkenin tarihinde onur ve imparatorluk dönemleri yıkım dönemleri olumlu ve olumsuz sayfalarla doludur.Bu ülkelerdeki şahsiyetlerden de süreç içerisinde benzer hataları görmek mümkündür.
Ancak Kürdistan’da ortak bir kulvarımız olmadığı için genelde ayrı ayrı derelerde yüzmeye çalıştık bu süre zarfında herkes kendi halkının barış ve özgürlük mücadelesine bir katkı sunmaya çalışmıştır.Ancak ortak bir nehirde yüzme imkanına sahip olmadığımız için Kürtlerin yazılı tarihine baktığımızda MEDLER den bu yana yani iki bin 700 yıldan şimdiye kadar 250-300 Yıllık bir devlet döneminden bahsetmek mümkündür geriye kalan iki bin 400 yıllık süreçte aşiretçilik,beylik ve kendilerini işgal eden ülkelere askerlik yapmakla geçmiştir.
Fransızların tarihi bir sözü bizlere ışık tutmaktadır.(toplumların geçmiş tarihi gelecek tarihlerinin aynasıdır)
Şimdi de çağımızda Kürdistan da ortak bir siyasi kulvarı oluşturmak amacı ile vazgeçilmez bazı kriterlere değinmek istiyorum.Ülkelerin kurtuluş tarihlerine baktığımızda genelde hep ulusal önderlik belirleyici bir rol oynamıştır. 
Kürdistan halkının,efsanevi lideri General Mustafa Barzani Mahabat Kürt Cumhuriyeti’nin İrandan hayata geçmesine ve güya sosyalist SSCB lideri Stalinin Kürtlere ihanet etmesiyle bu ülkenin yıkımına kadar Mustafa Barzani’yi görmek ve tanımak lazımdır.40 yıl boyunca kendi halkının özgürlük mücadelesinde savaştı Kürt halkına bıraktığı onur ve hizmet eseri bu gün Irak Kürdistan’ında bir federasyon bırakmasını sağlamıştır.
Bu federasyonun oluşumundan şimdiye kadar Uluslararasında,Avrupa,Süper güçler ve Birleşmiş milletlerde aktif olarak diplomasi hizmetlerinde bulunan ve Irak Kürdistanını bu günlere getiren Mesut BARZANİ’yi görmek lazımdır.
Kürdistan halkları böylesi cesur ve fedakar bir ulusal öndere teşekkür borçludur.Barzani şimdi de bağımsız bir Kürdistana doğru her nevi siyasi riski göze alarak tarihi ve zorlu bir yürüyüşün adımlarını atmaya başlamıştır.Kürdistan da vatanseverlik iddiasında olan herkesin bu tarihi adıma aktif olarak destek vermesi gerekiyor. Ortadoğu tarihinde çağımıza kadar bırakın Kürdistanı şimdiye kadar Kürt halkının varlığını kanla bastıran,İran,Suriye ve Irak gibi ülkeler bu süreci sabote etmek için elerinden gelen bütün kozlarını mutlaka kullanacaklardır.Bu tehlikelere karşı da hazırlıklı olmak lazımdır.Ancak Ortadoğu ve Dünya dengeleri bu sefer işgalci güçlerin alehinedir. Kürdistan halkınınında lehindedir.Böylesi stratejik siyasi bir fırsatı kaçırmamak lazımdır. Bu bağımsızlık hareketini zafere ulaştırmak için ulusal önder Mesut BARZANİ’ye verilen destekle beraber İmralı da bulunan Abdullah ÖCALAN ve hasta yatağında olan Celal TALABANİ' nin de Kürt halkının tarihi ve siyasi liderliklerini unutmamak lazımdır.Bu bağımsızlık sürecinde bu iki liderlerinde mutlaka desteklerini almaya çalışmak lazımdır.
İran ve Suriye Kürdistan’ında uluslar arası güçlerin demokrasi destekleri ile Ortadoğu ve dünya şartlarına uygun olarak Özerk,Federasyon veya Bağımsızlık için her nevi desteği vermek tüm Kürdistan halkının vazgeçilmez görevleri olmalıdır.
Türkiye’ye demokrasi Türkiye hakları ile bin yılık bir tarihi iç içelik vardır.İstanbul dünyanın en büyük Kürt şehridir,İzmir Adana ve Mersinde neredeyse Kürtler çoğunluk Olmuşlardır.
1071 Alpaslan ile beraber Bizans'sı Malazgirt’e yenmek. Sellahaddin-i Eyyubi ile beraber Haclıları mağlup etmek. Yavuz Sultan Selim ile Sünni Kürt ordusuyla Beraber Şii Türkmen ordusunu Çaldıranda hezimete uğratmak,kurtuluş mücadelesinde ülkelerine ihanet etmeden devlet'tin silahları olmadan kendi öz güçleri ile kurtuluş mücadelesinde Karayılan,Şeh Sait,Diyap ağa gibi Kürt önderleri ile hem bölgelerinde emperyalist ve işgalci ülkelere karşı savaştılar. Ayrıca Çanakkale de kurtuluş mücadelesine halk olarak’da damgasını vurdular
Kurtuluş mücadelesinden sonra Kürt halkının 1921 Anayasasından sonra gasp edilen tüm demokratik hakların bugün iadesi gerekiyor Örneğin çağımıza uygun olarak Anadilde eğitim ve Kürt halkının yoğun olduğu bölgelerde resmi dil Türkçenin yanında kamusal dil olarak kullanılması, Kimlik ,Demokratik kültürel haklar ile beraber Mezopotamya ve Anadolu halklarının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Birlik ve beraberliği temellinde hayata geçirilmeye çalışılması durumunda bu taleplerin hayata geçmesi ile beraber muhtemelen haksız duruma düşecek olan silahlar’da susmuş olacaktır.
Orta doğunun siyasi dengesinde Türkiye ve Kürdistan Halklarının stratejik ve coğrafi olarak bir birlerine çok ihtiyaçları vardır. Bu birlik ve beraberlik Türkiye’nin Ortadoğu da Barış ve Demokrasi’de söz ve karar sahibi olmasını da beraberinde getirmiş olacaktır.
Türkiye gibi bir ülkede silahlı mücadelenin siyasi olarak amaçlarına ulaşabilecek hiçbir zemini kalmamıştır,Halklarımız 

 arasında nihai çözüm Demokratik bir zeminde ideolojik olamayan Demokrat,Liberal,Muhafazakar,Sosyal Demokrat ve Sosyalist insanların yer alabileceği kitle partileri ile siyasal ve toplumsal hizmetlere barış ve kardeşlik için koşma zamanı olmalıdır.

YORUM EKLE