Pak Faşistler mi Pis Kürtler mi Acaba !

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de Mezopotamya Bölgesinde ki çocukların erken büyümeleri ki yoksulluğun ve en çetin yaşam koşullarının, henüz kundakta iken yaşamlarından koparıldığı bebeklerin arasında olmayacak kadar şanslıysa.Sonrasın da ki Mezopotamya toprakların da kütle çekim kuvveti fazlasıyla ve çok ağırdır.Kalabalık olan bir ailenin yoksullukları içinde olan bu ağırlık,Kürt çocuğunun cılız olan omuzlarına üstüne yüklenir var gücüyle. Fransa Ülkesin de otuz beş yaşında olan orta halli bir Fransız köylüsünün harcadığı haftalık eforunun,bir günde harcamak zorundadır Mezopotamya'nın bir dağ köyündeki Kürt çocuğu.Hem de öyle elde edilecek bol bereketli ürünler için değil, sadece karınların tokluğuna bir aile yaşamı adınadır.

Uzay ile zaman ciddi anlamda kırılgandır."Zaman" her yerde ve her insan için aynı hızla hiçbir zaman akmaz.O an sende anlarsın ki kütlenin çekim kuvveti ağır olan Mezopotamya toprakların da zamanın bizimkiyle aynı hızla akmadığını. "Pak bir Türk''ün deyimiyle, "Pis olan bir Kürt gencinin neden daha hızlı yaşlandığını o zaman daha çok anlarız.Daha ağır bu zamanda daha çok şey yaşandığından.

Sizler gördünüz mü hiç Türkçe Dilini kullanıp konuşanların Kürt Halkı tarafından hor görülüp küfredilip tartaklanıp ve sonrasın da da tekmelerle öldürülüp öldürüldükten sonrasında da ölülerine saygı duyulmadığı birilerini duydunuz mu veyahut gördünüz mü?

Ben duydum gördüm diyen hiçbir insan yoktur.

Antalya'nın Kaş ilçesin de daha önceki günlerde çok çok modernleştiğimiz 21.yüzyılın olduğu bir zaman da Kürtlerin ile Türklerin ayrımlarının neredeyse ortadan kalktığını zannettiğimiz bu dönemlerin içerisinde Kürt gençlerinin Kürtçe konuştukları için faşist birçok grup tarafından öncelikli olarak -Pis Kürtler- diye laf dalaşlarını girilip sataşmalarını ardından da linç edilmeleriyle,Kürt gençlerinden biri kafatasından aldığı ciddi darbeler sonucunda kurtarılamayarak şehit olmuştur.Evet şehit oldu diyorum.Çünkü o faşistlerin yaptıkları barbarlıktır dinsizliktir!!!

Abartıyor muyuz abartmıyor muyuz bilmiyoruz değil mi, gerçekten orada Kürtçe konuştu diye mi öldürüldü,yoksa iki arkadaş Kürtçe konuşunca diğer faşist gruplar kendilerine küfür edildiğini zan ettiklerinden dolayı mı bu denli deli olup hırslanmışlardı!!!

Basına medyaya yansıdığı kadarıyla kendi memleketlerinden yola çıkan ve Antalya'nın Kaş ilçesine çalışmak için giden iki Kürt gencin kendi aralarında anadilleri olan Kürtçeyi konuşunca faşist grubun müdahaleleri sonuçları ile karşılaşmış,sonra da -pis Kürtler- denilerek bu iki Kürt genci faşist gruplar tarafından linç edilmiş olup,Kürt gençlerinden bir tanesi yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılmazken,diğer Kürt gencide ağır yaralanıyor.

Bu ülkede faşistler olduğu sürece her zaman böyle ölümler duyulacaktır.Bir ülkede yaşayanlar her kim olursa olsun Kürt Türk Laz Çerkez Alevi kim olursa olsun nedenleri ne olursa olsun,tartışmalarında konuşmalarında küfür de olsa,bu kadar barbarca faşistçe öldüresiye dövülmeleri hak edecek küfür nedir acaba?

Bu nedenle birilerinin ve o birileri (faşist barbar ve ahlak yoksunu insanlar olanlar) çıkıp da sadece küfürler etmişler diye Kürt gençlerini veya başka birilerini linç ederek öldürdüğünü de duyuyorsak ve böyle olaylar oluyorsa ve olmuşsa da demek ki bu insanlar barbarlar ve sadist ruhludurlar.

Gerçekten buradaki olayların küfür olarak zannedildiği için değilse de,faşist grupların linç etmelerinden geriye bir tek şey kalıyor,o da gençlerin Kürt oldukları için,nefretle karşılandıkları için öldüresiye faşist ve barbar gruplar tarafından dövülüp öldürülmeye çalıştılar.Ki bir Kürt genci linç edilerek öldürülmüştür.

Hepimizin de bu olayların çok sıradan olayların olmadığını bilmemiz gerekir.Geçmişteki yıllarda da yine haksızlığa zulümlere maruz kalan ve zorla boşaltılan köylerinden çıkarılıp batılı illerine göç ettirilen Kürtlere karşı benzer girişimler olunca herkes tarafından şu sözlere maruz kalıyorlardı.Kürt Halkı ses çıkartmasın diye,bunlar lokaldır provokasyondur büyütmeyin denilerek olayların tansiyonunu düşürme çabalarına gidiliyordu.

Ama hepimizin de bildiği bir gerçek vardır ki,alttan alta her zaman ki gibi yaratılan ve oluşturulan siyasi atmosferlerin maalesef ki,örülen düşmanlıklar,yüzeylerde gördüğümüz kadar safiyane bir şey değildir.

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde toplumların büyük bir bölümününde barışa ve barışın çözüm süreçlerine hazır olduğu iddialarında olduğumuz bir dönemde,bu tür faşizane var barbar olayların biraz daha çözüm süreçlerine dair yöntemlerimize ve düşünmemize biraz daha hatta daha fazla gözden geçirmemizi zorunlu kılmaktadır.

AK Parti'nin Kürt sorunlarının çözümlerine dönük çabalarının yanında,Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi partilerin 'ulus' savunmalarını elden bırakmayan ve ırkçı faşizane 'Türk' kavramları dışındaki kavramları kabul etmeyen tutumların Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde barış ve uzlaşıya karşı nasıl tehlikeli bir sosyal tabakanın oluşturabileceğini,hatta oluşturduğunu görmemizde gerekmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisinin (MHP), AK Partinin(AKP) ve Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) de bu noktada da bütün samimiyetleri her zaman sorgulanmalıdır.

AK Partinin (AKP),Milliyetçi Hareket Partisinin (MHP),Cumhuriyet Halk Partisinin(CHP) Kürt politikasının da Antalya'daki Kürt gençlerine işçilerine yapılan linç olaylarına yüzde olarak yansıması ne olmuştur,bu olaylara yön veren aslında bu belirsizliklerin var olması ve tekçi kafatasçı katı politikaların olması değil midir,diye herkesin tüm siyasilerin ve hatta tüm halkların birer hesap kitap içine girmesi gerekmez midir ? !

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinin 80'li 90'lı yıllarında ayrıca en retçi olan zaman zarflarında bile 'Kürtçe konuştu' diye Kürt insanlarını linç edilmemiş ise ayrıca bu olaylarda her şeyi hal ettiğimizi düzeltiğimizi zannettiğimiz bir dönemde oluyorsa, sanırım hepimizin tekrardan şapkalarını önlerine koymaları ve ellerinde ki bütün kartları yeniden saymaları gerekir.

Çünkü eğer ki bu söylenenler ve yapılan faşist ve barbar hareketler doğruysa ve hepimizin de tahmin edildiği durumlar ise, sadece ve sadece Kürt olan bir insan anadili olan Kürtçeyi konuştu diye bu genç ve gençler öldürülmedi, şimdiye kadar biriktirilen bütün umutlar, iyi niyetler, uzlaşmalar ve bütün çabalar öldürüldü yok edildi.Bu da böyle bilinmelidir ki ciddi anlamda politik ve siyasi anlamda önlemler alınmadığı takdirde Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde kendi halklarına kendi insanlarına ciddi anlamda faşist uygulamalar öldürmeler yok saymalar faşizane durumlar meydana çıkar.Çıkmakla kalmayıp aynı şekilde de devam edecektir.

Kürt Halkı öteki Halk değildir! Kürt halkı bu topraklar üzerinde yaşayan en kadim halklardandır. Kürt sorununda savaşın sona ermesi ve demokratik bir barışın tesis edilmesi için Kaştaki ırkçı ve faşist saldırganlardan hesap sorulması gerekmektedir.

Başka halkların,başka insanların,kendi ana dili ile konuşuyor olduğu için öldürülmeleri tartaklamaları gerektiğini düşünen bir "pak"lık zihniyeti en kötü en çirkin küstah bakışlarla gözlerini Kürt Halkına diline dikmiş durumdadırlar.Bu çirkefliklerin Kürt Halkına dayattıkları "pak"lık,en vahşi barbar ve ahlaksız düzenlerin içinde yaşayabildiği bir kanalizasyon atığı gibidir.

Yüce Rabbim'in yarattığı insanları öldürecek "pak"lık sizlerin olsun. Bu"pis"likte bizlere olsun.O faşist ve barbar olan "pak"lık da sizlerin olsun o sizlere yeter...!
YORUM EKLE