Mardin’de İyi Şeyler Oluyor!

Hayat bu;  kötü işler ile iyi şeyler at başı gidiyor. Umutlanmak için de onlarca neden var, karamsarlığa düşmek için de…

Ahmet Kaya’nın şarkısında dile getirdiği gibi; “Yaprak döker bir yanımız, Bir yanımız bahar bahçe.”

Şehir merkezlerinde, mahalle ve sokak ortasında kazılan çukurlar, örülen duvarlar  ve döşenen patlayıcılar ve sürdürülen operasyonlar nedeniyle Dargeçit ve Derik ilçelerimizde mukim olan insanlarımızın bir kısmı evini-barkını terk ederek göç etmek zorunda kaldı… Bu ilçelerimizde yapılan operasyonların akabinde önemli kısmı evlerine geri döndü.

Nusaybin ilçemizde ise dört-beş mahalle tamamen, diğer mahalleler ise büyük oranda boşaldı. Kazılan çukurlar, yükseltilen barikatlar ve yerleştirilen yoğun patlayıcılar nedeniyle şehir yaşanılamaz hale geldi..  Yaklaşık seksen bin nüfuslu Nusaybin adeta bir hayalet şehre döndü. Güvenlik güçlerinin başlattığı operasyonlarla beraber kalanlar da başta Mardin ve Midyat olmak üzere ulaşabildikleri yerlere sığınmak zorunda kaldılar. Ayrıca Cizre, Silopi ve İdil’den de çok sayıda aile şehrimize sığındı.

İlimize sığınanların büyük kısmı maalesef yanlarına tek bir ev eşyalarını alamadan geldiler…

Büyük bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Gelenlerin bir de hikayeleri var, yürek yakan ve vicdanı dağlayan gerçek hikayeler..

Evlerinin içindeki tüm eşyaları olduğu gibi bırakıp kapısını da açık bırakarak kendilerini can havliyle dışarıya atarak soluğu Mardin’de alanlar...

*Yaşlı bir kadın ve evli kızı, yanlarında da sekiz çocuk daha.. Sabahın seherinde evlerinden sessizce ayrılıp sokağa adeta süzülerek iniyorlar. Az ileride bekleyen kamyonete binip mahalleyi terk edecekler.. Henüz on gün önce doğum yapmış gencecik kadının kucağında bebeği.. Yanlarına üç genç (14-16 yaşlarında çocuklar aslında) yaklaşıyor ve bebeğin sarıldığı battaniyeyi alarak; buradan bir şey götüremezsiniz deyip battaniyeyi çocuğun üzerinden alıyorlar…

Yenişehir mahallesinde henüz yarı inşaat halindeki binanın zemin ve bodrum katlarına sığınmış onlarca aile..

*Üç kardeş aileleriyle beraber (yaklaşık on sekiz kişi) bir binanın zemin kattaki iki odalı sıvasız bölümde kalıyorlar. Komşulardan iki kilim almışlar ve hep beraber çıplak zemindeki kilimde kümelenerek -adeta birbirlerine sokularak- oturuyorlar.

*Kaç gündür midesine sıcak yemeğin inmediği yaşlı adam.. Israrla gıda yardımı talebinde bulunarak  ‘evdekiler benden yiyecek getirmemi bekliyorlar’ ama…  gerisi kursağında kalıyor.

Hemen hepsi belki de hayatlarında ilk defa başkasından bir şey talep etmenin mahcubiyeti içinde göz göze gelmeden konuşuyorlar.  Öfke, hüzün, endişe ve belirsizlikler girdabında onuruna halel getirmeden…

 *          *        *                                                                                                                                                                  Bunlar yüreğimizi burkan ve uykumuzu kaçıran gerçeklerimiz. Ancak Mardin’de iyi şeyler de oluyor!

Mardin’de hizmet veren vakıf, dernek, oda ve sendikalardan oluşan yaklaşık 50 Sivil Toplum Kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu “Mardin STK Platformu” bu yürek yakan hadise karşısında hemen bir araya gelerek nasıl bir hizmet üretebileceklerini tartışarak önemli bir oluşumda bulundular.

Güvenlik kaygısıyla ve can havliyle şehrimize sığınan mağdur kardeşlerimize insani yardımlarda bulunmak üzere yeni bir platform oluşturdular. “MARDİN KARDEŞLİK VE DAYANIŞMA PLATFORMU”

Bu platform tamamen gönüllü insanlardan oluşmaktadır. Valilikten resmi izin alarak yasal ve meşru zeminde ve şeffaf bir şekilde çalışmaktadır.

Yardım yapılacak insanların dini, mezhebi, dili, kavmi ve siyasi düşüncesine asla bakmadan Allah rızası için hizmet verilmektedir.

Allaha hamd olsun ki, kısa zamanda üç tır dolusu gıda malzemesi, iki tır dolusu giyim malzemesi, iki kamyon battaniye, yaklaşık bir kamyon çocuk bezi ve diğer ihtiyaç malzemesini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmışlardır… Ayrıca önemli miktarda da nakdi yardımda bulunulmuştur.

Bu yardımların büyük kısmını şimdilik sağlayan başta İHH, Memur Sen, Akparti, Diyanet Vakfı ve  Sivil Toplum Kuruluşları olmak üzere tüm hayırseverlerimizden Allah razı olsun diyoruz. Bir teşvik ve vefa olarak bunları anmayı borç olarak görüyorum.

      *                  *              *

Platformun kapısında bazen uzun kuyruklar, kargaşa ve sıkıntılar olmakta; onlarca kişinin farklı talep ve önceliklerini dinleme konusunda sabır zorlanmaktadır. Her gün sabahtan akşama kadar özelinden –çoluk çocuğundan- fedakarlık yaparak bu meşakkatli ve bir o kadar da insani hizmeti ifa eden bu güzel insanlara Mardin olarak büyük bir minnet ve şükran içinde olduğumuzu belirtmek isterim.

Bencilliğin, çıkar ve ilgisizliğin tavan yaptığı günümüzde bu kardeşlerimiz bize insan olmanın, vicdan ve duyarlılık sahibi olmanın örnekliğini gösteriyorlar.

Mardin Kardeşlik ve Dayanışma Platformunda göç eden mağdur kardeşlerimize gecesini gündüzüne katarak mihnetsiz ve riyasız bir şekilde hizmet ederek bizleri mesrur eden başta Abdussamet Yılmaz ve Şirin Ersan olmak üzere katkısı olanları kutluyor ve minnettarlığımızı ifade ediyorum.

İyi insanlarla yarınlarımız daha iyi olacaktır. Mardin”de iyilik kervanı yol almaya devam ediyor.. Bu kervanla alacağımız yol kutlu olacaktır inşallah. Bu sıkıntılı zamanda bu hayırlı hizmete emeğiyle veya imkanıyla katkıda bulunacak olanlar için önemli bir fırsat oluşmuştur.

Bu mağdur kardeşlerimizin en kısa zamanda güven ve huzur içinde evlerine dönmesini ve sulh-u salah içinde yarınlara kavuşmaları hepimizin arzusudur.

YORUM EKLE