Değer “Şimdi Vefa Zamanı”

Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Mardin Şube başkanı Eyyüp Değer “Şimdi Vefa Zamanı” dedi.

Değer “Şimdi Vefa Zamanı”

Değer;  Milletimizin yanında, devletimizin hizmetindeyiz. Hayatı eve sığdırdığımız bugünlerde insanlığı, vefayı, yardımlaşmayı ve dayanışmayı da vakte sığdırmalıyız. Bu süreçte hiç kimse zorda kalmamalı. Yardım çalışmalarına Mardin İl Teşkilatı olarak imkânlarımız nispetinde destek oluyoruz. Tüm üyelerimizi ve halkımızı bu kampanyalara destek olmaya davet ediyoruz

“Çağrımız” sadece gücü ve imkânı yerinde olanlara.

Milletin derdini yüreğinde taşıyanlara. “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diyen Hz. Peygamber’in yolundan gidenlere.

Malında ihtiyaç sahipleri için bir hak olduğuna inananlara.

Allah için malını mülkünü feda edebilecek cömertlere.

Verdikçe, harcadıkça mutlu olan, malını mülkünü bereketlendiren, belalardan uzak olan, Allah’ın rızasının peşinden koşanlara.

Hali Vakti Yerinde Olan Katkı Sunmalı

“Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz erdemlilik değildir. Asıl erdemli kişi Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara harcayan; namazı kılıp zekâtı verendir. Böyleleri anlaşma yaptıklarında sözlerini tutarlar; darlıkta, hastalıkta ve savaş zamanında sabrederler. İşte doğru olanlar bunlardır ve işte takvâ sahipleri bunlardır.” Bakara suresi 177. Ayet-i kerimesinde.

 Ayeti kerimede, Zekat ve infak beraber zikredilmiştir. Âlimler bundan hareketle, sadece zekatla mali yükümlülüğümüzün kalkmadığını tesbit etmişlerdir. Bunu açıklamak için, Hz. Ömer ve Hz. Aişe’den iki ayrı misal verirler. Hz. Ömer hicri 18. senesinde yaşanan kıtlıkta, Medine’de herkese çağrı yapar; “evinde bir çuval unu olan getirsin ve bölüşsün” der. Kimse bu çağrıya “ben zekâtımı vermiştim, bana düşmez” diye itiraz etmez.  Yine Hz. Aişe annemize infak nedir diye sorulduğunda, “ihtiyaçtan arta kalan her şeydir” der. Kime diye sorulduğunda da, “Allah yolunda cihad ve ihtiyaç sahiplerine” der.

Kimse Yalnız Bırakılmamalı

Günlük çalışan, günlük kazanan ve ihtiyacını karşılayan birçok insan, ihtiyaçlarını karşılayacak gelirden mahrum durumdalar. İnsanlar, hayatlarını sürdürmek için çalışmak, hayatta kalmak için ise evde kalmak zorundalar. Bu çelişkinin ürettiği ve üreteceği mağduriyetlere gözlerimizi kapayamayız. Kesinlikle uyulması gereken bir husus var; zorunlu olmadıkça herkes salgınla mücadele noktasında evde kalmalı. Hayatı eve sığdırdığımız bu günlerde insanlığı, vefayı, yardımlaşmayı ve dayanışmayı da vakte sığdırmalıyız. Sürecinin zihinlerimize kazıdığı eylem infak, yüreklerimizde yaşattığı değer vefa olmalı.

Tedbirlere Herkesin Riayet Etmesi Zaruri

Tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de Koronavirüs salgını en büyük tehlike. Yaşlı ve alt hastalığı olanların daha fazla etkilendiğini bilsek de son zamanlarda genç hatta çocuk yaşta insanların bu illet sebebiyle hayatlarını kaybettiğini gözlemliyoruz. Bu durum toplumun çocuğundan yaşlısına topyekûn bir tedbir programı ile hareket etmesini zaruri kılıyor. “EvdeKal”, “HayatEveSığar” çağrılarına tüm kesimlerin en güçlü desteği vermesi gerekiyor.

Zor Şartlarda Çalışmak Zorunda Kalan İnsanımıza Minnettarız

Devletimiz bütün kamu çalışanlarında esnek çalışma modeline geçerek bu çağrılara en güçlü desteği bizzat verdi. Tabi en başta sağlık çalışanlarımız, emniyet mensuplarımız, posta ve kargo hizmetlerinde çalışanlarımız bu esnek çalışma modelinin dışında var güçleriyle ve büyük bir risk altında, bakıma muhtaç çocuklarını, hasta-yaşlı yakınlarını bırakıp hizmetlerine devam ediyorlar. Bizim toplum olarak onların işlerini kolaylaştırmamız, evimizden çıkmamamız, varsa çevremizde böyle insanlar onların geride bıraktıkları anne baba ve çocuklarına sahip çıkmamız gerekiyor.

Devletimiz Ciddi Bir Çabanın İçinde

 100 Milyar Liralık destek paketi, Sağlık çalışanlarımıza yapılacak ek ödemenin üst limitten yapılması.  Emeklilerimize verilecek bayram ikramiyesinin öne çekilmesi.  2 milyon aileye Bin  liralık destek verilmesi, öğretmelerimize ek ders ücretlerinin verilmesi(Toplu Sözleşme Kazanımı-Memur-Sen).Ücretli öğretmenler ve Usta Öğreticilere ücret ödenmesi.  Dünyada sağlık sistemi çökerken bizim sağlık alanında son 18 yılda yapılan yatırımlarla büyük bir sıkıntıya düşülmeden sürecin yaşanması, eğitimde birçok ülke nüfusundan fazla öğrencinin uzaktan eğitim imkânlarıyla eğitimlerinin sürdürülmesi ve daha birçok hizmet sosyal bir patlamaya neden olmadan bu sıkıntılı günlerin geçirilmesine olanak sağlıyor.

İmkanı Olanlar Destek Oluyor

Tabi devlet bu hizmetleri yürütürken vakıflarımız, derneklerimiz, STK’larımız yüke omuz vermekte; toplumda acziyet içinde tek bir fert bırakmamanın gayretini veriyor.

Memur-sen olarak;

1-      Konukevimizi sağlık Çalışanlarına Tahsis ettik.

2-      30 Bin yüz maskesi ve 20 bin Siperlik maskeyi Sağlık Bakanlığına teslim ettik.

3-      Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla başlatılan “Milli Dayanışma Kampanyası’na 1 milyon TL.

4-      Şimdi Vefa Vakti” kampanyasıyla da İHH, Deniz Feneri ve Kızılay’a 1 milyon TL. Bağışta bulunduk.

Memur-Sen’imizin bu kurumsal gayretinin yanında üyelerinin de bireysel gayretlerinin olması “Erdemliler Hareketi” olarak tanımladığımız sendikamızın kıymetini hem Hak katında hem de halk katında katlayacaktır.

Meslek Örgütleri, Borsalar, İş Adamları, Sendikalar (Memur-Sen, Hak İş) yüklü bağışlarla devlet millet bütünleşmesine ve zor durumdaki insanlara uzanan elin güçlü olmasına katkı veriyorlar. Gerek devletimizi bu zor ve meşakkatli süreçte en doğru şekilde yöneten devlet adamlarımıza gerekse yükün omuzlanmasında niçin, kime vs sorularla vakit geçirmeksizin vefanın ve insanlığın gereğini yerine getirenlere sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz dedi.”

Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2020, 17:18

Furkan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER