Flört Dönemi Ve Evlilik Üzerine…

 
Evlilikte eşler arasında sıklıkla gördüğüm ve hep bir yakınmayla karşılaştığım, baskın sevgi dillerini bilmemeleridir. Bu dertten muzdarip olan birçok eş var. Onları dinlediğimde iki tarafın da bunu başaramadıklarını görüyorum. Bir tarafın istediğini, öteki istemiyor. Bunun parazitsel kalıntıları flört dönemine dayanmaktadır.
        Flört döneminde birbirlerini iyi tanıdıklarını söyleyenler, evlilik sonrası başka kişilik modelleriyle karşılaştıklarını söylüyor. Peki bunun nedeni nedir? Flört dönemleri, çiftler için en özel anlardır. Sevgililer, birbirlerini genellikle en karizmatik, en albenili halleriyle karşılar, birbirlerinin karşısına öyle çıkarlar. Işıltılı elbiseler, çekici kokular, kadınlar için söylersem; göz kamaştırıcı bir makyaj, takılar, erkeklerde cezbedici bir imaj, saç, sakal o biçim vs. Flört dönemi uzadıkça, bu tarz durumlar da tekrarlanır. Çoğu çift flörtün uzadıkça, tanışıklığın ve uyumun da aynı ölçüde olacağını zanneder. Halbuki bu, çok büyük bir yanılgıdır.
      İdeal bir flört dönemi 6 aydır. Bu dönem uzadıkça, takılan maskenin de süresi uzar. Çünkü flört dönemi, çiftlerin olduğundan farklı bir şekilde birbirlerini karşıladıkları dönemdir.
    Evlilik öncesi dönemde çiftler [ genellikle ] sürekli birlikte değillerdir. Zamanın ipini koparırlarsa; ancak buluşabilir, birlikte zaman geçirebilirler. Durum böyle olunca, kendini olduğundan farklı gösterme çabası, karizmatik davranma ve karşı cinsi etkileme çabası beraberinde gelir. Evlilikten sonra ise, takılan maskeler düşer. Kadın ve erkek artık olduğu gibiler. (Burada genelleme yapmıyorum. Çoğunluğu kastediyorum.) En yalın halleriyle aynı çatı altında yaşamaya başlarlar. Birbirini anlayamama, birbirlerinin tavırlarına anlam verememe katsayısı da artar. Asıl sorun da burada başlar. Kadın eşinin sevdiği herhangi bir şeyi sevmez ya da istemez. Aynı şekilde erkek de eşinin birçok isteğine karşı çıkar. Peki böyle bir durum karşısında ne yapılmalıdır? Başta söylediğim gibi eşlerin baskın sevgi dillerini bilmeleri gerekir. Nedir bu baskın sevgi dili diyenlerinizi duyar gibiyim.
     Baskın sevgi dili, eşlerin birbirlerini hoşlandığı şeyler üzerinden birbirlerine yaklaşmalarıdır. Eşi bir programı, bir filmi ya da bir etkinliği çok seven bir erkek düşünelim. Kendisi bunları sevmediği halde eşine bu faaliyetleri birlikte yapmayı teklif etmesi, erkeğin eşinin baskın sevgi dili üzerinden ona yaklaştığını gösterir. Aynı şey kadın için de geçerlidir. Çünkü burada kendisi sevmediği halde eşi seviyor diye bir paylaşım teklifinde bulunmuştur.
    Eşlerin baskın sevgi dilleri üzerinden birbirlerine yaklaşmaları, ilişkideki açıkları kapatıp birbirlerini daha iyi tanıma ve anlamayı artıracaktır. Eşler arasındaki muhabbet ve duygusal  bağ da aynı doğrultuda iyiye doğru yol alacaktır.
 Eşlerin baskın sevgi dillerini anlamaları dileğiyle…
 

YORUM EKLE