BİR ŞEHİRDE DÖRT GARİP SERÇE

         3.BÖLÜM
 
Nihayet gelmiş idik Fakat Mardin e değil önce otobüs Diyarbakır a uğrayacakmış. Olsun yeni yerer görebilmek değimliydi amaç. Ama ey sevgili sana kavuşmak biraz geç olacaktı. Diyarbakır a vardığımızda Mardin e gidecek dolmuş durağını arar olduk. İnsan şehrin yabancısı oldu mu çok zor. Dolmuş alabildiğine kalabalık insandan çok eşyalar vardı. Hele bir de sıcaklık aman Allahım çekilmez bir haldi. Bir kaç saat sonra ileriden Mardin görülmüştü artık. Kara görününce sevinen kaptan edası ile bir oh derken. Babamın ve annemin şaşkın bakışları ile şükür dediklerini duyar gibiydim. Biz temmuz ayında idik ve sıcaklık neredeyse 35 derece falan dı. Alışkın değildik ya ama olsun alışacak idik.1960 yıllarında Mardin e göçler başlamış güvenlik kaygıları sebebi ile o sebepten kalabalık sayılabilecek bir yerleşim yeri.
Mardin evleri dikkatimi çekmedi değil. Mardin evleri kalenin eteklerinden ovaya doğru birbiri üzerine yükselen teraslar halinde, tepenin güney yamacına yerleşmişlerdi. Mardin’deki tüm yapıların ön avlu cepheye bakmaktadır. Mezopotamya ovasına açılan kapılar tepenin eğimi üzerinde kuruldukları için en az iki katlıdır. Hiçbir evin gölgesi birbirinin üzerine düşmemektedir.
DEVAMI HAFTAYA...

YORUM EKLE