24 Temmuzda Demirtaş Külliyeye Çağrılsaydı?

15 Temmuz başarısız darbe teşebbüsü Allah esirgesin amacına ulaşmış olsaydı, ülkemiz paramparça olacak, her taraf kan gölüne dönecek Suriye, Libya, Irak’tan beter olacaktı. Çünkü amaç darbeden çok emperyalist güçlerin ana hedefi Türkiye'yi darbeci alçak hainlerin eliyle zayıflatıp, daha sonra  işgal ettirip,parçalatmaktı.. Ama bu hain planın sahipleri Allah’ın planını ve gerektiğinde farklı görüş ve inançları bir tarafa bırakarak Ülkesine, milli  iradeye ve demokrasiye  ölümüne sahip çıkacak halkımızı hesaba katmadıkları için kudururcasına hayal kırıklığına uğradılar.

Nitekim 15 Temmuzgecesi;

İktidarı, muhalefeti, Türkü, Kürdü, Lazı, Arabı, Süryanisi, Çerkezi, Boşnağı, Romanı, Sünnisi, Alevisi vs. bu ülkeyi kendi vatanı olarak gören  herkes canını ortaya koyarak ölümüne sahip çıktı. Hele 15 Temmuzda darbeye karşı İktidara kayıtsız, şartsız ve tereddütsüz destek veren HDP dâhil Meclisteki darbeye karşı ortak metne imza atan muhalefet partilerin duruşu sokaktaki halkın dayanışmasını teşvik etti ve pozitif katkı sundu.

Her musibetin bazı hayırlı yönleri var derler ya bu darbe belasının neden olduğu hayırlardan biride uzun süredir gergin ve sert olan Ülke siyasetini yumuşattı, diyalog ve dayanışma ortamına vesile oldu. Darbeye karşı olumlu tutumlarından dolayı teşekkür etmek amacıyla Sayın Cumhurbaşkanı tarafından Külliyeye davet edilen Parti liderleri arasında HDP Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş yoktu. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı tarafından çağırılmamıştı. Basına yansıdığı kadarıyla çağrılmama gerekçesi HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in darbe girişiminin ardından sivil toplum kuruluşlarının TBMM'yi ziyareti sırasında tepkilere neden olan sözleri nedeniyle Demirtaş’ı Külliyeye davet etmediğini.

Elbette takdir Sayın Cumhurbaşkanımızındır. Fakat Ülkenin içinde bulunduğu şartlar göz önünde bulundurduğumuzda içeride ve dışarıda kurulan ihanet komploları, Türkiye'de eylem yapan tüm örgütlere her türlü desteği veren sözde müttefiklerin yıkıcı planları karşısında toplum olarak her zamankinden çok kenetlenmeye ve her şeye rağmen farklılıklarımızla birbirimizi samimiyetle kabullenmeye  acil ihtiyaç var. Bunun oluşması için de başta halkın temsilcileri olan siyasi liderlerin birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmaları gerek.Anadolu'da bir deyim var hatalı insanlarınızı dışlarsanız düşmanlarınız onları  safına çeker ve size karşı kullanır.! 

Bir sivil toplum temsilcisi olarak daha önce NEVRUZDA BİR TÜRK BAYRAĞI OLSAYDI? http://www.kiziltepeekspres.com/kose-yazisi/73/nevruzda-bir-turk-bayragi-olsaydi.html

Hendek Kürtleri Sefil Ve Perişan Etti.! http://www.mardintime.com/mardin/mtdf-baskani-oter-hendek-kurdleri-sefil-ve-perisan-etti-h6334.html

Açıklamaları yaptığımda akla vicdana sığmayan tepki ve  hakarete varan yorumlara muhatap olduk.Oysa Allah şahittir tek bir amacım var. Ülkemde huzur, barış, kardeşlik olsun ve kardeşkanı akmasın. Yaşadığım sürece bu idealimden  vazgeçmeyeceğim. Bu duygu ve düşüncelerle şimdide diyorum ki keşke, Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Demirtaş'ı diğer siyasi liderler gibi  Külliyeye davet etseydi.

Siyasetin Nemalıkları sahte Vatanseverler bu yazımı farklı alanlara çekeceklerini tahmin ediyorum.Çünkü hakkımızda hazırladıkları yalan,iftira ve sahte raporları da  biliyoruz.Kimseden Korkmuyoruz Allah Var ve O bize Yeter Diyoruz...

YORUM EKLE