banner91

banner94

banner93
20 Ekim 2017 Cuma

BÖLÜNMEZ'DEN MARDİN'E HIZLI TREN MÜJDESİ

ŞAİR ÖZGÜR ÖZGÜN İLE “NERGİS DUALARI” SÖYLEŞİSİ

06 Ağustos 2014, 00:45
Bu röportaj 3910 kez okundu
ŞAİR ÖZGÜR ÖZGÜN İLE “NERGİS DUALARI” SÖYLEŞİSİ
Metin AYDIN

Çok yönlü üretimleriyle bilinen Özgür Özgün’ün Nergis Duaları (paraf paraf paragraflar) adlı şiir-paragraf-aforizma tatlarını veren yeni kitabı Kanguru Yayınları tarafından çıktı.

Çok yönlü üretimleriyle bilinen Özgür Özgün’ün Nergis Duaları (paraf paraf paragraflar) adlı şiir-paragraf-aforizma tatlarını veren yeni kitabı Kanguru Yayınları tarafından çıktı. Kendisiyle yeni şiir kitabını ve sanatsal çalışmalarını konuştuk. İyi okumalar.

 

-Özgür ÖZGÜN kimdir?

Özgür ÖZGÜN 1977 yılında doğmuş ve yaşamla boğuşmuş ve bu boğuşma esnasında üç şiir kitabı bir müzik albümü yayınlayan, satrançla uğraşan, fizik okuyan ve en önemlisi çok kötü espriler yapan bir beşerdir. (altışar da olabilir!)

-Son şiir kitabınızla ilgili neler söylemek istersiniz?

Nergis Duaları (paraf paraf paragraflar) benim üçüncü kitabım. Aynı zamanda Ardaşen adlı komplike çalışmamın (şiir, şiirsel metin, roman, senaryo, film, film müzikleri ve bağımsız albümlerden oluşan) son şiir kitabı. Aynı zamanda Ardaşen’e umutsuz bir aşkla bağlı olan Yohluj a’nın da çiçek formudur. Kitap şiirsel paragraflar ve kimi zaman da aforizma tadı veren metinlerden oluşmuştur.

-Peki, kim bu Ardaşen?

Ardaşen, Kejura ve Yohluja’nın kalbinde yer eden ve onlara türlü türlü duygular yaşatan şahıstır. Aynı zamanda hayal dünyamın sanat ayağının da ana karakteridir. Karanfilden türemiştir ve karanlık bir fiile dönüşecektir.

-Kitaplarınızda sırasıyla gül, karanfil ve nergis imgeleri var. Nedir çiçeklerle alıp veremediğiniz?

Aslında çiçeklerle çok iyi bir alışveriş içerisindeyim bunu belirtmek isterim. İnsanlar için bebekler neyse doğadaki nebatat içinde çiçekler odur. Evet, ilk kitapta ( Zehrazad ) gül imgesi vardı. Sonradan güle dönüşecek olan Kejura ’nın hikâyesiydi o. İkinci kitapta ise ( İsimler kitabı/divan-ı lügat-ı karanfil ) Ardaşen vardı. Ardaşen karanfilden türemiştir. Bu son kitabımda ise Yohluja vardı. Her zaman nergis olan ve hep nergis kokan. Bundan sonrada bu kadar ağırlıkta olmasa da hem bu çiçekler hem de farklı çiçekler okuyucunun karşısına çıkacaktır. Çünkü çiçekler benim içeceğimdir.

-Sanatsal çalışmalarınızın insanlarla buluşması noktasında yaşadığınız sıkıntılar nelerdir?

Herkesin yaşadığı sıkıntılarla aynı sanırım. Dijital ortam, sanata verilen değerin her geçen gün azalması, insanların ruhlarını da bedenleri kadar giydirip beslemek istemeyişleri, yeteri kadar tanıtım yapılmaması veya yapamam liste bu şekilde uzayıp gider.

-Mardin/Kızıltepe’de yaşıyorsunuz… Yaşadığınız yerin çalışmalarınıza artı ve eksilerinden söz eder misiniz?

Sanatın merkezi İstanbul ve oradan oldukça uzaktayım… Denizden uzaktayım, ruhum için istediğim gıdaları almakta gecikiyorum… Sanatla ilgili iletişim için büyük sıkıntılar çekiyorum ama küçük Mardin de Büyükşehir oldu hatta ben onun daha büyük ilçesinde Kızıltepe de yaşıyorum, ama ne yazık ki o da küçük. Ailem bu topraklarda yaşadı. Köklerim buraya ait. O yüzden şikâyet etmiyorum yaşadığım yer konusunda. Bana getirdiği artıları da eksileri de lehime çevirmeye çalışıyorum o kadar.

-Mardin kentinin sanata ve sanatçıya bakış açısını nasıl görüyorsunuz?

Ne yazık ki göremiyorum. Diğer pek çok il gibi burada yaşayan insanların da kısmen haklı olarak sanat, öncelikleri arasında en son sıralarda yer alıyor.

-Müzikle de ilgileniyorsunuz… Şiirlerinizle müzikal çalışmalarınız birbirini nasıl etkiliyor?

Aslında birbirine çok yakın duran iki sanat formu, öyle ki bugüne kadar milyonlarca şiir bestelenmiştir. Belki de ama benim elimde eğer gitar yoksa yazdıklarım şiir oluveriyor. Yok, eğer elimde gitar varsa şiir yazmak için oturmuşsam bile yazamıyor mutlaka o sözlere bestede yapıyorum. Kaldı ki şiirlerime ve şarkı sözlerime birden bakarsanız birbirlerinden farklılık gösterdiğini kolayca ayırt edeceksiniz.

-Peki, kitapta anlamını bilmediğimiz ve hangi dil olduğunu çözemediğimiz bazı cümleler var. Niye böyle?

Bilinen bir dil değil, bana ait. Belirli bir uyum ve ahenk içinde kendiliğinden gelişen bir durum bu dil. Buna benzer örnekler de var zaten. Yüzüklerin Efendisi üçlemesindeki elf dili. Star Wars’da kullanılan diller. 2003 yılında Sertab Erener’in ardından Eurovision da ikincilik almış Urban Trad adlı grubun seslendirdiği Sanomi adlı şarkı. Ve en önemlisi benim için müziğime ve şiirime yön veren sevgili Murat Yılmazyıldırım’ın kendine has dili. Bundan sonra ki çalışmalarımda da zaman zaman ve daha fazlaca yer alacak bu dil.

-Şair, müzisyen ve yazar Özgür Özgün’ün gelecekteki planları nedir?

Yukarıda dediğim gibi Ardeşen adlı komplike çalışmamı bitirmek istiyorum önce. Zaman içerisinde ve imkânlarım elverdiğince de hem müzikal hem de diğer edebi çalışmalarımı da yayımlatmayı düşünüyorum. Birde karikatür, kara mizah ve satranç ile ilgili eserlerde düşünüyorum.

-Son olarak ne söylemek istersiniz? Teşekkürler.

Şarkı söylemek isterim ama ne yazık ki sesim pek iştah açıcı değil. İnsanların yeryüzünde bu kadar kötülük varken onları alt edebilmenin tek yolunun onlardan daha fazla iyilik yaratmak veya var olan iyiliklerin farkına vararak daha fazla sahiplenmek olduğunu ve sanatında bunlardan biri olduğunun bilincinde olmalarını söylemek isterim. Bu güzel sohbet içinde size de teşekkür ederim.

 

 

Hazırlayan: Metin Aydın



Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV